Google Ads

Reklam Yönetimi Pahalı mı? Bir Müşterimizin Cevabı

Reklam yönetimi ücreti neden pahalı görünür? Romax Büyükçekmece kurucusunun sözlerinden: bütçenin nereye gittiği, ölçüm ve ilk alım ile sonraki maliyet ayrımı.

Reklam Yönetimi Pahalı mı? Bir Müşterimizin Cevabı

Reklam yönetimi ücreti konuşulduğunda çoğu işletme sahibi aynı yerde takılır: bu para yerinde mi harcanıyor, yoksa sadece bir hizmet bedeli mi? Bu yazı bir fiyat listesi değil. Yazıdaki her fikir, Romax Büyükçekmece kurucusu Murat Ertürk’ün bizimle yaptığı röportajdan geliyor. Röportajda ücret ya da bütçe rakamı geçmiyor, biz de yazmıyoruz.

Yazıda ele alacağımız soru basit: “Pahalı mı?” sorusuna bir işletme sahibi nasıl bakıyor, bu bakışın hangi kısmı doğru, hangi kısmı eksik? Bu sorunun cevabı, reklam yönetimi teklifinde neyi sormanız gerektiğini de gösterir.

Röportajın ilk cümlesi tartışmanın özeti gibi: “Ucuz mu? Hayır. Pahalı. Ama karşılığını alıyor muyuz? Evet alıyoruz.” İki cümle arasındaki boşluk, reklam yönetimi satın alan her işletmenin yaşadığı boşluk. Pahalı görünen şey çoğu zaman hizmetin kendisi değil, sonucun görünmediği durumda kalan his.

Reklam bütçesi kimin kasasına gider?

Murat Bey’in röportajdaki en net tespiti bu: “Günün sonunda sizin harcadığınız reklam bütçeleri Digitalpedi’nin kasasına girmiyor. Google’ın kasasına giriyor, Meta’nın, Instagram’ın, Facebook’un kasasına giriyor.”

Bu cümle bir savunma gibi okunabilir, ama ölçü olarak doğru. Reklam yönetimi ücreti, işletmenin ayırdığı medya bütçesinin üstüne eklenen ayrı bir hizmet bedelidir. Yönetici o bütçeyi kendi hesabına harcamaz; platformun açık artırmasına, işletmenin adına harcar. Dolayısıyla yönetim ücretinin değeri, aynı paranın daha az boşa gitmesinden ölçülür.

Sahada en sık görülen tablo şu: reklam yayında, bütçe harcanıyor, ama hangi arama ya da tıklamanın telefona döndüğü kimsenin önünde değil. Bu durumda ücretsiz görünen bir kurulum bile pahalıya gelir, çünkü her ay bir miktar para sessizce kayboluyor ve kimse bunu raporda görmüyor.

Murat Bey’in tarifiyle hedef “minimum harcamayla maksimum verim”. Bu bir yön tarif ediyor, söz vermiyor. Yazı boyunca bunu garanti gibi sunmayacağım; hangi işin nasıl ölçüldüğünü anlatmak daha faydalı.

Ölçüm ucuz ve pahalı arasındaki farkı nerede gösterir?

Röportajda ölçüm üç başlıkta geçiyor: tıklama başına maliyet, kreatiflerin geri bildirimi ve günlük gelen aramaların verimli olup olmadığı. Murat Bey bunları “her gün bu konudaki iletişimlerimiz” diye anlatıyor ve bu sıklığın önemini vurguluyor.

Bu üç kalemi bir yönetim hizmetinin mutlaka gösterebilmesi gerekir. Tıklama maliyeti, hangi kampanyaya ne kadar gittiğini ve bunun ayda nasıl değiştiğini anlatır. Kreatif geri bildirimi, hangi görsel ve metnin ilgi çektiğini, hangisinin çekmediğini gösterir. Gelen arama ve mesajların hangi reklamdan geldiği ise asıl soruya cevap verir: bu para bir müşteriye dönüştü mü?

Dönüşün ölçülmediği bir hesapta “ucuz” ve “pahalı” kelimeleri anlamını yitirir. Tıklama ucuzsa ama telefon gelmiyorsa, maliyet düşük kalmaz, para yanlış yere gidiyordur. Bu yüzden ucuzluk sorusu, ölçümün kendisinden önce gelmez. Önce neyin ölçüldüğünü öğrenin, sonra fiyatı konuşun.

Ölçümün ne kadar güvenilir olduğu da ayrı bir konu. Google Ads kurulum hataları yazısında anlatılan türden bir yanlış kurulum, en iyi yönetimi bile yanıltabilir; bu yüzden dönüş verisinin nereden geldiğini sormak, ücret kadar önemli.

“Biftek ucuza olmuyor” benzetmesi neyi anlatıyor?

Murat Bey benzetmeyi şöyle yapıyor: “Maalesef biftek ucuza olmuyor. Damağınıza güzel bir tat bırakmasını istiyorsanız o parayı harcamak zorundasınız.”

Benzetmenin zayıf yanı açık: reklam bir yemek gibi tadılamaz, ölçülebilir bir hizmettir. Bu yüzden kalitesi tatla değil, sayıyla konuşmalı. Güçlü yanı ise şu: iyi iş ile ucuz iş arasındaki fark ilk bakışta görünmez. Fiyat kolayca karşılaştırılır, sonuç karşılaştırılması zordur. İki teklifin toplam fiyatı birbirine yakın olabilir, ama bir tanesi her ay somut bir rapor getirir, diğeri sadece tıklama sayısını.

Murat Bey röportajda ikinci bir hesap da yapıyor: ilk alım maliyeti ile sonraki işletme maliyeti. Bu ayrımı ciddiye almak gerekir, çünkü yanlış karar genellikle bu iki kalemi karıştırmaktan çıkar.

İlk alım ile sonraki maliyet nasıl ayrılır?

Murat Bey’in tarifinde ilk alım, hizmetin kurulmasının bedeli; sonraki maliyet ise her ay ödenen, sürdürülebilir kısım. Röportajda bunu şöyle özetliyor: ilk alım maliyeti önemli, ama sonraki işletme maliyetleri de önemli; bütçeyi bu sürdürülebilir maliyete göre kurmak gerekiyor.

Pratikte iki kalemi teklifte ayrı okuyun. Bir kerelik kurulum ve ilk ayarlar bir taraftadır. Aylık yönetim ücreti ve reklam bütçesi ise her ay tekrar eder. Reklam harcamasını da ayrı bir kalem olarak düşünün. Üçü ayrı görünmüyorsa, bir yılda toplamın ne olacağını hesaplayamazsınız.

Bu ayrımın bir faydası da şu: “ucuz kurulum” vaadiyle gelen bir teklif, aylık tarafta ağır çıkabilir. Tersine, kurulumu biraz yüksek ama aylık yükü düzenli bir teklif, bir yıl sonunda daha az ödemeye neden olabilir. Bunu ancak iki tarafı da yazılı görürseniz anlarsınız.

Teklifi okurken ne sorulmalı?

Reklam yönetim teklifi aldığınızda fiyattan önce şu soruları sorun. Cevap somut değilse, fiyat ne olursa olsun karşılaştırma yapmak zordur. Bu liste, teklifin kendi içinde tutarlı olup olmadığını da görmenizi sağlar.

  • Hesaplar kimin adına açılıyor ve ben çıktığımda hesap bende kalıyor mu?
  • Her ay hangi raporu göreceğim? Tıklama maliyeti ve dönüş aynı raporda mı?
  • Dönüşü hangi kaynaktan ölçüyorsunuz: telefon, form, WhatsApp ya da mağaza?
  • Kreatif değişikliğini kim yapıyor ve hangi sıklıkta?
  • Reklam bütçemi ben mi belirliyorum, yoksa hizmet bedeli içinde mi?
  • Sözleşmeden çıkmak için ne gerekiyor ve önceden hangi bildirim süresi var?

Bu soruların son üçü, teklifin tek satırlık aylık rakamdan daha fazlasını anlatmasını sağlar. Reklam bütçesinin ayrı mı yoksa hizmetin içinde mi olduğunu bilmeden, iki teklifin gerçek maliyetini kıyaslayamazsınız.

Referansı nasıl okumalı?

Murat Bey’in sözleri bir görüş ve bir referans. Bu yazıdaki sözler bir müşterinin deneyimi olarak okunmalı, kanıt sayılmamalı. Romax Guard’ın sitesinin nasıl yapıldığını ve neler içerdiğini Romax Guard referans sayfasında bulabilirsiniz. Ancak reklam yönetiminin sonucu için bir referans sayfası yetmez; sonuç sayılarını teklif aşamasında talep etmeniz gerekir.

Röportajda Murat Bey’in dikkat çektiği bir nokta daha var: ölçümün her gün takip edilmesi. Bu, bir çalışma biçiminin işareti. Teklifte günlük ya da haftalık takibin nasıl yapılacağını sorun; cevap yalnızca bir aylık rapordan ibaret kalmamalı.

Reklam yönetiminin nasıl okunacağını daha ayrıntılı anlatan reklam raporu nasıl okunur yazısı da bu ölçümün hangi sütunlara bakılarak yorumlanacağını gösteriyor. Google Ads ile Meta reklam karşılaştırması ise hangi kanalın hangi işte daha çok dönüş getirebileceğini tartmak isteyenler için iyi bir başlangıç.

Hizmetin kendisi için bakmak isterseniz Google Ads yönetimi ve Meta reklam yönetimi sayfalarımızda hangi işleri kapsadığımızı görebilirsiniz.

Bu yazıdaki bilgiler Romax Büyükçekmece kurucusu Murat Ertürk’ün röportaj altyazısından ve Romax Guard referans sayfamızdan alındı. Ücret ve bütçe rakamları röportajda geçmediği için bu yazıda yer almıyor.

Reklam Yönetimi Pahalı mı? Bir Müşterimizin Cevabı — bölüm özeti: Reklam bütçesi kimin kasasına gider?; Ölçüm ucuz ve pahalı arasındaki farkı nerede gösterir?; “Biftek ucuza olmuyor” benzetmesi neyi anlatıyor?; İlk alım ile sonraki maliyet nasıl ayrılır?; Teklifi okurken ne sorulmalı?; Referansı nasıl okumalı?
Bu yazının bölümleri tek bakışta.

SSS

Bu yazıyla ilgili sık sorulanlar.

Sorunuz burada yoksa bize yazın.

WhatsApp’tan sorun
01Reklam yönetimi ücreti neye göre belirlenir?

Genel bir rakam yok; ücret, hangi hesaplarla çalışılacağına, kaç kampanya ve kreatif üretileceğine, raporlamanın ne kadar ayrıntılı olacağına göre değişir. Teklifte bunları ayrı ayrı görmek gerekir. Tek satırlık bir “aylık ücret” yazıyorsa, neyin dahil olduğunu sorun.

02Reklam bütçesi ile yönetim ücreti aynı kalem mi?

Değil. Reklam bütçesi Google ya da Meta’ya ödenen medya harcamasıdır; yönetim ücreti ise o harcamayı planlayan, izleyen ve düzelten çalışmanın bedelidir. İkisini tek rakamda toplamak, hangisinin ne kadar tuttuğunu görmeyi zorlaştırır.

03Reklam yönetimi ne zaman ucuz sayılır?

Ücret tek başına ucuzluk ya da pahalılık göstermez. Harcanan bütçenin karşılığında telefon, form ya da mesaj geliyorsa ve bu gelenler ölçülebiliyorsa, ücret bu çıktıya göre değerlendirilir. Dönüş ölçülmüyorsa en ucuz ajans bile pahalıya gelir.

04Tıklama başına maliyet neden tek başına yeterli değildir?

Tıklama ucuz olabilir ama tıklayan kişi işletmenizle ilgilenmiyorsa para boşa gider. Tıklama maliyetini, o tıklamanın aramaya, forma ya da mesaja dönüşüp dönüşmediğiyle birlikte okuyun. Yalnız tıklamaya bakan rapor, yönetimin yarısını gösterir.

05Reklam yönetimi sözleşmesinde nelere bakmalıyım?

Hesabın kime ait olduğunu, aylık hangi raporun geleceğini, dönüş ölçümünün hangi kaynaktan yapıldığını ve sözleşmeden çıkış koşulunu yazılı olarak isteyin. Bu dört konu netleşmeden fiyat karşılaştırmak, iki farklı hizmeti kıyaslamaya dönüşür.

Hazır mısınız?

Markanız için sıradan olmayan bir web sitesi konuşalım.

Birkaç dakikalık bir görüşme yeter. Fikrinizi dinleyip net bir yol haritası çıkaralım.

Ya da teklif formunu doldurun; size dönelim.