Bir ziyaretçi bir siteye geldiğinde ilk birkaç saniyede sayfada kalıp kalmayacağına karar verir. Bu kararın büyük kısmı ana sayfanın ilk ekranında verilir. Sayfada ne yapıldığı anlaşılmıyorsa, tasarım ne kadar özenli olursa olsun okur geri döner.
Bu yazı, ana sayfanın hangi bilgiyi hangi sırayla vermesi gerektiğini, ilk ekranda neyin bulunacağını ve bölümlerin nasıl dengeleneceğini anlatıyor. Tasarım dilinden çok okurun sorduğu soruların sırasına odaklanacağız. Ana sayfayı bu mantıkla kurmak, kurumsal web sitesi projelerinin de temelidir.
İlk ekranda hangi üç soruya cevap verilmeli?
Okur ana sayfaya geldiğinde üç soru sorar: Bu site ne yapıyor? Benim işime yarar mı? Şimdi ne yapmalıyım? İlk ekran bu üç soruya kısa bir cevap vermelidir. Bir başlık, bir alt başlık ve bir eylem alanı çoğu zaman bu işi görür.
Başlık, vaadi somut söylemelidir. “Yenilikçi çözümler” gibi her sektöre uyan bir ifade yerine, hizmetin ne sonuç verdiğini yazın. Alt başlık ise kimin için olduğunu netleştirmelidir. Örneğin bir yalıtım firmasının sitesinde “Mersin’de yalıtım yapan işletmeler için” ifadesi, okura kendini tanıma imkânı verir.
Bu bölümde görsel de önemlidir. Soyut bir kahraman görseli yerine işin gerçek bir parçasını gösteren bir fotoğraf, ziyaretçinin ne yaptığını daha hızlı anlatır. Görselin dosya boyutu küçük tutulmalıdır, çünkü ilk ekranın yüklenme süresi doğrudan bu görsele bağlıdır.
Bölüm sırası nasıl belirlenir?
Ana sayfadaki bölümler okurun sorduğu sırayla dizilmelidir. Önce vaat gelir, ardından hizmetlerin özeti, kanıt, süreç ve en sonda iletişim bölümü. Bu sıra her sektörde aynı olmak zorunda değildir, ama mantık aynı kalır.
| Bölüm | Okurun sorusu | Örnek içerik |
|---|---|---|
| Vaat | Bu site ne yapıyor? | Başlık ve kısa açıklama |
| Hizmetler | İhtiyacım burada mı? | Üç ya da dört hizmet kartı |
| Kanıt | Bu iş gerçek mi? | İzinli referans ya da doğrulanabilir yorum |
| Süreç | Nasıl ilerliyor? | Üç adımlık akış |
| Eylem | Şimdi ne yapacağım? | Tek birincil çağrı |
Bölümler birbirini tekrar etmemelidir. Hizmet kartında anlatılan şey süreç bölümünde bir kez daha anlatılıyorsa, ziyaretçi sayfanın uzun olduğunu düşünür ve kaydırmayı bırakır. Her bölüm yeni bir bilgi taşımalıdır.
Kanıt bölümü neden dikkatli kurulmalı?
Kanıt olarak logo duvarı, yıldız sayısı ya da “yüzlerce memnun müşteri” gibi ifadeler sık görülür. Bunların doğrulanabilir olması şarttır. Kaynağı olmayan bir rakam, okurun gözünde ana sayfanın tamamını zayıflatır.
Referans logoları yalnız izinle gösterilmelidir. Bir işin sonucu yazılacaksa, sonucun ne olduğu ve hangi tarihte ölçüldüğü belli olmalıdır. Sonuç bilgisi yoksa bu bölüme bir süreç ya da teslim taahhüdü koymak daha dürüst bir seçimdir.
Kanıt bölümünün en iyi hâli, ziyaretçinin kendi işine benzeyen bir örneği görebildiği hâlidir. Sektör ve şehir gibi bilgiler bu benzerliği kurar. Ziyaretçi “bu işletme bizim gibi biri” diye düşünürse, iletişim alanına gelme olasılığı artar.
Eylem alanı nasıl konumlanır?
Eylem çağrısı ilk ekranda görünmeli ve tek olmalıdır. Birden fazla eşit ağırlıkta düğme, okuru kararsız bırakır. Telefon, WhatsApp ya da teklif formu gibi seçenekler arasından işletmenin en çok gelen kanalı birincil olarak seçilmelidir.
Sayfa boyunca aynı eylem tekrarlanabilir. Ancak her bölüme yeni bir seçenek eklemek, okuru yönlendirmek yerine dağıtır. Eylem metni de somut olmalıdır: “Teklif isteyin” ya da “WhatsApp’tan yazın” gibi, ne alacağını söyleyen ifadeler “Gönder” ya da “Tıklayın” gibi genel ifadelerden daha iyi çalışır.
Hız ve mobil görünüm neden öncelikli?
Ana sayfa çoğu zaman sitenin en çok açılan sayfasıdır ve birçok ziyaretçi onu telefondan görür. Büyük görseller, ağır betikler ve yavaş yüklenen animasyonlar ilk ekranın gecikmesine yol açar. İlk ekranda görünen öğeler önce yüklenmeli, ekranın altında kalan içerik ise gecikmeli olarak gelebilmelidir.
Google’ın Core Web Vitals ölçütleri, sayfanın yükleme ve görsel kararlılık deneyimini bu metriklerle değerlendirir. Ana sayfanın bu ölçütlere uygun kurulması hem ziyaretçi deneyimini hem de arama sonuçlarındaki görünürlüğü destekler. Ayrıntıları Core Web Vitals yazımızda bulabilirsiniz.
Yayın öncesinde bu testi gerçek bir telefonda yapmak, tarayıcının geliştirici araçlarında görünen simülasyondan daha güvenilir sonuç verir. Ekran boyutları ve tarayıcılar arasındaki farklar, simülasyonda fark edilmeyen sorunları ortaya çıkarabilir.
Mobilde test ederken yalnız ekranın düzgün görünmesine değil, eylem düğmesine tek elle rahat ulaşılıp ulaşılmadığına da bakın. Düğme ekranın alt kısmına yakınsa ve dokunma alanı küçük değilse, ziyaretçinin harekete geçme olasılığı artar.
Metin uzunluğu ve dil nasıl ayarlanır?
Ana sayfadaki metin, okurun tarama hızına göre yazılmalıdır. İnsanlar bir sayfayı baştan sona okumaz, başlıkları ve kısa paragrafların ilk cümlelerini tarar. Bu yüzden her bölümün girişi, o bölümün ne anlattığını tek cümlede söylemelidir. Bölüm gövdesi ise yalnız gerçekten gerekli bilgiyi taşımalıdır.
Dil konusunda sade olmak en güvenli yoldur. Sektörün iç jargonu, müşterinin kullanmadığı kelimelerle doldurulmuşsa okur anlamakta zorlanır. Müşterinin kendi dilini kullanmak, ana sayfayı hem anlaşılır hem de samimi kılar. Görüşmelerde ya da mesajlarda sık geçen kelimeler, başlık ve alt başlık için iyi bir kaynaktır.
Abartılı sıfatlardan kaçınmak da önemlidir. “Kusursuz”, “benzersiz” ya da “en iyi” gibi ifadeler tek başına bir şey anlatmaz ve okurun şüphesini artırır. Yerine hizmetin ne yaptığını ve hangi sonucu verdiğini yazmak, hem daha inandırıcı hem de daha kısa bir metin üretir.
Metnin uzunluğu sayfanın amacına göre değişir. Tek bir hizmet için hazırlanan bir ana sayfa daha kısa, birden çok hizmeti kapsayan bir kurumsal ana sayfa daha uzun olabilir. Önemli olan, her bölümde yer alan metnin okurun bir sorusunu karşılamasıdır. Cevap vermeyen cümleler, uzunluk ne kadar makul görünürse görünsün sayfadan çıkarılmalıdır.
Ana sayfa tek başına yeterli midir?
Ana sayfa, iç sayfalara giden bir kapıdır. Hizmet sayfaları ayrıntıyı taşır, ana sayfa ise yönü gösterir. Ana sayfadaki her hizmet kartı ilgili sayfaya bağlanmalıdır. Ana sayfanın tüm ayrıntıyı içermesi hem okuru yorar hem de hizmet sayfalarının önemini azaltır.
Ana sayfa, web tasarım hizmetimizin bir parçası olarak da ele alınır. Bu süreçte her bölümün hangi hizmet sayfasına bağlanacağı baştan planlanırsa, site hem daha düzenli görünür hem de yönetmesi kolaylaşır. Tek sayfalık bir site kurmayı düşünüyorsanız durum farklıdır; bu konuyu tek sayfalık site yazımızda ele aldık.
Ana sayfa ne sıklıkla güncellenmeli?
Sabit metinler yılda birkaç kez gözden geçirilmelidir. Yeni bir hizmet eklendiğinde, bir referans onaylandığında ya da iletişim bilgisi değiştiğinde ise ana sayfa hemen güncellenmelidir. Eski tarihli bir referans ya da kapanmış bir hizmet kartı, ziyaretçinin siteye olan güvenini zedeler.
Güncelleme yapılırken tasarımın tamamını değiştirmek gerekmez. Çoğu zaman yalnız kanıt bölümü ve eylem alanı yenilenerek sayfa taze tutulabilir. Böylece ana sayfa, hem arama motoru hem de ziyaretçi için güncel bir izlenim bırakır.
Yayından önce kontrol listesi
Ana sayfayı yayına almadan önce şu noktaları kontrol edin:
- İlk ekranda ne yapıldığı tek bakışta anlaşılıyor mu?
- Alt başlık, kimin için olduğunu söylüyor mu?
- Bölümler okurun sorduğu sırayla mı dizilmiş?
- Her kanıt ifadesinin bir kaynağı ve izni var mı?
- Eylem alanı tek ve ilk ekranda görünür mü?
- Mobilde ilk ekran hızlı yükleniyor mu?
- Her hizmet kartı ilgili sayfaya bağlanıyor mu?
Bu liste tamamlandığında ana sayfa, ziyaretçinin üç sorusuna cevap veren bir kapı olur. Yayından sonra gerçek ziyaretçilerin hangi bölümde ayrıldığını izlemek, bir sonraki güncellemenin nereden başlayacağını gösterir.
